Şanlıurfa Fıstığı Tarihçesi - USBA Baklava
Şanlıurfa Fıstığı Tarihçesi

Fıstık, yüzyıllardır pek çok medeniyet tarafından severek tüketilen ve talep edilen meyvelerin başında geliyor. İlk olarak Eti’lerin yerleştikleri Güney Anadolu’da kültüre alınmış ve M.S. birinci yüzyılda Suriye valisi Vitellus tarafından Roma’ya götürüldüğü Plinius tarafından bildiriliyor. Buradan Afrika ve diğer Avrupa ülkelerine yayılmış ve daha o çağlarda kral sofralarına girmiş olması, kültür çeşitliliğinin iyi olduğunu  ve lezzetli meyvenin değerinin bilindiğini gösteriyor.. Türkiye’de yapılan arkeolojik kazı çalışmaları ise milattan en az 7 bin yıl öncesine ait fıstık fosillerine rastlandığını ve bu meyvenin daha o dönemlerde insanlar tarafından tüketildiğini gözler önüne seriyor. 

M.Ö. 1800’lü yıllarda fıstık ağaçlarının Babil kralı Merodach-Baladan’ın bahçelerine dikildiği tarih sayfalarında yerini alıyor. Fıstık ile ilgili ilk tarihi bilgilerin, Suriye’de M.Ö. 1. yüzyılda Poseidon tarafından yazıldığı ve fıstık kültürünün İspanya’ya ve muhtemelen Roma İmparatorluğuna bağlı Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve Yakın Doğu bölgelerine Flavio Pompeo tarafından yayıldığı, bununla birlikte fıstık kültürünün Orta Asya’ya yakın olan antik Pers İmparatorluğunda başladığı biliniyor.

Türkiye’de fıstığın kaynağı Şanlıurfa

Fıstığın anavatanı, kültür çeşitlerinin oluşum ve gelişim merkezi ve en önemli gen kaynağı, Küçük Asya, Kafkasya, İran ve Türkmenistan’ın yüksek kısımlarını içine alan Yakın Doğu bölgesidir. Birçok yabani Pistacia türlerinin doğal ve yaygın olarak bulunduğu Orta Asya gen merkezinde fıstık yetiştiriciliği günümüze kadar önemli bir gelişme ne yazık ki gösteremiyor. Türkmenistan’ın Afganistan ve İran sınırında bulunan Bathız Doğal Koruma Alanı’nda 800 yıllık erkek ve dişi fıstık ağaçları bulunuyor.

Dünya fıstık üretiminde, ülkemiz İran ve ABD’den sonra üçüncü sırada yer alıyor ve bizden sonra ise Suriye geliyor.(FAO, 2010). İran ve ABD’de sulu koşullarda ve çoğunlukla birinci sınıf tarım arazilerinde üretim yapılırken, Türkiye ve Suriye’de tamamen kuru koşullarda ve çoğunlukla kıraç arazilerde üretim yapılıyor. Ancak son yıllarda GAP projesi kapsamında sulama olanaklarının genişlemesiyle birlikte fıstık alanlarında sulamanın yapılmaya başladığı görülüyor ve bu durum, fıstığın Türkiye’deki anavatanı olan Şanlıurfa’da en üst düzeye yaklaşmaya devam ediyor. Yine son yıllarda ilimiz Şanlıurfa’da, yeni fıstık bahçeleri tesis ediliyor ve üretim alanlarımız hızla genişliyor.

Türkiye, dünyadaki fıstık üretiminde 3. sırada!

İran, ABD, Türkiye ve Suriye, dünya fıstık üretiminin yüzde 90’ından fazlasını karşılıyor. İran, dünya fıstık üretiminin yarısından fazlasını tek başına karşılarken bunu yüzde 21.77’lik payla ABD takip ediyor. Ülkemiz ise 100 bin ton ortalama üretimle dünya fıstık üretiminde yüzde 12.5’lik bir paya sahip.

Fıstık bahçelerinden iyi bir verimin alınabilmesi için bahçe içerisinde uygun tozlayıcılar bulundurulması ve uygun çeşit seçimi yapılması gerekiyor. Bunun yanında yapılan budama, gübreleme ve sulama uygulamalarıyla da verim artıyor. Fıstığın yoğun olarak yetiştirildiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki üreticiler, eskiden “zeytin babadan, fıstık dededen kalmalı”  anlayışına sahiplerdi. Yani fıstık 20 yaşında meyve vermeye başlayıp 40-50 yaşlarında tam meyve verir inancı yaygındı. Halbuki günümüzde sulu koşullarda aşılı fidan ve uygun çeşitle bahçe tesis edildiğinde, ağaçlar 3-4 yaşında meyve vermeye başlayabiliyor ve gelir yönünden bakıldığında henüz 10 yaşındayken bile sahibini memnun edebiliyor.

İnstagram
bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip etmeyi unutmayın !