Osmanlıdan Kalma Bir Hoşgörü; Sadaka Taşı

Anadolu ve Rumeli’de Osmanlı döneminden kalan tarihi camilerin bazılarında bugün bile varlığını sürdüren sadaka taşları, yardımlaşmanın en ince örneklerinden biri olarak dikkatleri üzerine çekmekte.
Cami avlularının en kuytu köşesine konulan ve hemen hemen bir insan boyuna yakın, üst kısmında küçük bir oyuk bulunan silindir şeklindeki taş, imkânı olan insanların, üzerindeki oyuğa bıraktıkları sadakalarıyla yoksula, rencide etmeden el uzatmasını sağlıyordu.
İzmir’de 4 camide varlığını koruyor
Osmanlı döneminde yaygın bir gelenek olduğu bilinen “sadaka taşları”, günümüzde işlevini tamamen kaybetmesiyle beraber, tarihi camilerde ayakta kalabilen az sayıdaki örnekleriyle Osmanlı kültürünün zenginliğini gözler önüne seren önemli eserler konumunda yer almaktadır.

“Sadaka Taşı” geleneği ile ihtiyaç sahiplerine yardımın büyük bir incelikle yapılması, yine aynı şekilde yardıma muhtaç kişilerin de bunu büyük bir tok gözlülükle karşılaması insanlarda paylaşma duygusunun daha da pekişmesini sağlıyordu. Konak Müftüsü Zeki Aksoy ise Sadaka Taşının inceliğini şöyle anlattı;
“Zengin yardım etmek istediği zaman, özellikle gece karanlık vakitler seçiliyor, sadaka taşına parasını bırakıyor. Fakir de yine o sadaka taşından sadece kendi ihtiyacı olduğu kadarını alıyor. Yani zenginimiz anlayışlı, düşünen insan; kibirli değil, gururlu değil. Zekâtını, sadakasını verirken gözünün içerisine bakarak fakiri incitecek bir yapıda değil. Tamamen mütevazı ve işin hiç reklamına kaçmadan gizli yardım ediyor. Fakirimiz de bencil değil, diğerkâmlığı üzerinde ve geliyor, ‘Benim ne kadar ihtiyacım var? 1 kuruşa’, o 1 kuruşu alıyor. Kendisinden bir başka fakiri de düşünecek anlayışta.”

close

E-Bültenimize Abone Olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.