Osmanlı’da Kız İsteme

 

Osmanlı da kız isteme de bir evde evlenilecek kızlar var ise ve baba bunu fark etmiş ya da fark etmemiş, anne tarafından babaya fark ettirilmiş ise; baba çarşıya, pazara çıkar değişik desenlerde, (meselâ güllü, lâleli gibi ) kahve fincanları alınırmış. Tâlibler gelir, matlûb yâni tâlib olunan kız kapı arasından dâmâdı, kimseye belli etmeden süzermiş. “Allah’ın emri, peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz” faslına gelmeden önceki adım kahve faslıdır ve kız elinde kahve fincanları ile konuşmaya dahil olurmuş. Damat kızın getirdiği kahvenin fincanında ayrı yönlere bakan kadın ve erkek motifi var ise ‘seninle bir gelecek düşünmüyorum.’ demektir. Ancak fincanda tek gül var ise “evlenmeye niyetim yok.”, iki gül yâhud da lâle baş başa vermiş ise veyâhûd da birbirine geçmiş, kenetlenmiş gonca mevcûd ise; “Evet, seninle evlenebiliriz. Sana gönlüm aktı.” demektir. Eğer kızın, kendisini istemeye gelen âilenin oğluna karşı net bir kararı yok ise, fincanda alacalı yani karışık desenler seçilir ve bunun anlamı da; “Karışığım, sana karşı kararsızım..” demekmiş. Eğer fincanda arslan, kaplan, şâhin, kartal gibi vahşi hayvan desenleri var ise; “Benim gönlümde yatan bir arslan var ve görücü geldiğini öğrenirse seni parçalar! Sen benden vazgeç, kendi gönlünün kadınını ara.” demekmiş.
Eğer fincanda ceylan ya da herhangi bir evcil hayvan figürü var ise; “sana itaat etmeye (eşin olmaya) hazırım…” demek imiş. Eğer fincanda yüz yüze bakan kadın ve erkek figürlü fincan mevcûd ise; “Gönlüm sende…” demek imiş.Ne vâr ise ecdadımıza, var imiş değil mi? Rabbim cümlemizi hayırlı insanlarla, hayırlı tâlib ve matlûblar ile karşılaştırsın inşâallah.

close

E-Bültenimize Abone Olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.