Osmanlı’da Adab-ı Muaşeret Kuralları

Osmanlı’da Adab-ı Muaşeret Kuralları

Ecdâdımızın sâhip olduğu edeb, nezâket ve terbiyenin sayılamayacak kadar çok tezâhürü vardır. İslâm’la yoğrulan Osmanlı mülkünde:

1) Avrupa halklarında mevcud olan küstahlık, taşkınlık ve sokak kavgaları yoktu. Sokaklar, gâyet sâkin ve emniyet içindeydi. Hiç kimse yerlere tükürmezdi.

2) Konuşanın sözü kesilmezdi. Konuşan da, son derece vakar ve sekînet-içinde olurdu. İfâdeleri gâyet zarif ve düzgündü. Bunları gören Charles MacFarlane şöyle demekten kendini alamaz:

“Bu milletin konuşması, ne kadar güzel ve mükemmel! Öyle ki, bütün medenî milletlere örnek olabilir.”

3) Oturuş, kalkış ve yürüyüş, hep müstesnâ bir nezâket ve vakar arz ederdi.

4) Yaşlılara hürmet, kusursuz ve pek yüksekti.

5) Hanımlara karşı hürmet ise, umûmî bir an’aneydi. Âileden olmayan hanımlar bile anne, teyze, hala ve bacı olarak telâkkî edilirlerdi.

Bu ve benzeri hususlarla alâkalı tedkiklerde bulunan Avrupalı müelliflerin de birçok tespit ve itirafları olmuştur.

close

E-Bültenimize Abone Olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.