DEFTERE BENİ DE YAZ

 

DEFTERE BENİ DE YAZ

Osmanlılar, hepsi tasavvuf müessesesinin birer erbabıydı. Halktan birisi bir dükkâna giriyor ve dükkândaki dükkân sahibiyle konuşuyor:
-Bana bir defter ver, diyor. Bir defter satın alıyor.
Bakkal da diyor ki:
-Ne yapacaksın o defteri?
O zat diyor ki:
-Ben bu deftere Allah’ın evliyasını yazacağım, velîlerini yazacağım. Velîlerin ismini…
Adam defteri veriyor. Diyor ki:
-Beni de yaz.
Dükkândan çıkan adama kasap sesleniyor:
-Beni de yaz, diye.
Manav sesleniyor:
-Beni de yaz, diye
Esnafın herbirisi arkadan sesleniyorlar:
-Beni de yaz, diye.
Bunun mânâsı ne? Hiçbirisi orada değildi bu iki kişi konuşurken, defter alırken, defteri sahibinden alırken ötekiler orada değildi. Ama hepsinin aynı anda haberi oluyor. Allahû Tealâ haber veriyor onlara ve birer birer dükkânlarından çıkıp arkasından bağırıyorlar “Beni de yaz.” diye. İşte, onlar bizim atalarımızdı. Onlar Allah’a en yakın insanlardı.

close

E-Bültenimize Abone Olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.