200 Yıllık Değişmeyen Lezzet: Su böreği

19. yüzyıl Osmanlı mutfağının ünlü hamur işlerinden su böreği, günümüzde de yaygın olarak tüketilen ve çok sevilen bir börek. Yapımı zahmetli, yemesi bir o kadar keyifli su böreği eskiden düğün, bayram gibi mutlu günlerin olmazsa olmaz tatlarındandı.

Su Böreğinin bütün detaylarına geçmeden önce özetlemek gerekirse; hamur, yağ ve peynirin birleşiminden doğan müthiş bir lezzet diyebiliriz. Elbette bu kadar kolay değil yapılışı. Her şeyden önce yufkaların incecik açılması gerek. Bu da maharet ve ustalık istiyor. Eski kaynaklarda su böreğinin doğum yeri Kırşehir olarak geçse de aslında ülkemizin hemen her yöresinde bilinen ve farklı malzemelerle pişirilen bir börek türü. Su böreğinin tarifine 1844 yılında Mehmet Kamil’in kaleme aldığı ‘Aşçıların Sığınağı’ adlı kitapta da rastlanıyor.

Marianna Yerasimos ise ‘500 Yıllık Osmanlı Mutfağı’ adlı kitabında su böreği hakkında şu bilgileri veriyor: “19. yüzyıl Osmanlı mutfağının ünlü böreği, günümüzde de çok yaygın olan su böreğidir. Bol yumurtalı, kalınca yufkaların, tepsiye dizilmeden önce, suda haşlanması bu lezzetli ve yumuşacık böreğin özelliğidir.”

Boğos Piranyan’ın ‘Aşçının Kitabı’ adlı kitabında da su böreğinden bahsedilmiş. Piranyan su böreğinin yapılışını şöyle anlatıyor: “Açacağınız yufka sayısına göre, yufka başına bir yumurta hesabıyla hamur yoğurulur. Yumurtalar çırpılır, yedire yedire un ilave edilerek hamur hazırlanır. Hamur yufka inceliğinde açılır ve sıcak suda haşlandıktan sonra temiz bezler üzerine serilip suyu çektirilir. Sini yağlanır, yufkaların yarısı, arzu edilirse her birinin arasına yağ sürülerek tepsiye serilir, ortasına peynir konur, kalan yufkalar da aynı şekilde üst üste serilir. Ateş üzerinde her iki yüzü kızartılır. Peynirine maydanoz da katılabilir.”

close

E-Bültenimize Abone Olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.